24/7/2007

HOŞGELDİNİZ.

                                                    

7/8/2006

BENDEN Bİ RESİM

                                                      

29/6/2006

WELCOME TO FRİENDS

                        '                   U 


 

16/3/2006

HAKKIMDA

Blogda olsa web siteme hoş geldiniz.Ben MUSTAFA ÇİRİŞArkadaşlar söylediğim gibi ben KAHRAMANMARAŞ lıyım ve kahramanmaraşta okuyorum.19 mayıs lisesine gidiyorum.Arkadaşlar bildiğiniz gibi KAHRAMANMARAŞ kurtuluş savaşında dışardan hiç bir yardım almadan.kendisini kurtarmayı bilen tek memlekettir(12 şubat)

1/3/2006

KAHRAMANMARAŞ 'IMIZIN TARİHİ

            KAHRAMANMARAŞ 'IMIZIN

                         TARİHÇESİ

1. KAHRAMANMARAŞ Kahramanmaraş, tarih öncesi çağlarda kurulmuş bir şehirdir. Maraş tarih boyunca Hititler, Asurlar, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Araplar ve Selçuklular arasında el değiştirmiştir. Bunlar arasında özellikle Hititler ve Bizanslılar döneminde önemli bir merkez konumuna gelen Kahramanmaraş ile ilgili olarak tarihi, coğrafi, iklimsel, bitki örtüsü ve demografik özellikler aşağıda verilmiştir. 1.1. ŞEHRİN TARİHİ Ünlü Arap tarihçisi Yakut-u Hamevi ve İbni Batuta, Kahramanmaraşın M.Ö. 3000 yıllarında, şehrin güneyindeki Elmalar Köyüne yakın Himli Hüyüğü yöresinde Asurlar tarafından kurulduğunu savunmuşlardır. Tahminen 60-65 yıl önce Himli Hüyüğünde bulunan, Asur tapınaklarından insan başlı kanatlı bir boğa, Asur çivi yazısıyla yazılmış bir muska veya mektup, Asur hükümdarlarından Nasırpal olduğu sanılan küçük bir heykel ve buna benzer bazı tarihi kalıntılar, adı geçen tarihçileri doğrular gibi görünse de son yıllarda yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda, ilk Kahramanmaraşı şimdiki şehrin batısında Mağaralı Mahallesi ve Sergentepe İlkokulu dolaylarında Hititlerin kurduğu anlaşılmıştır. Ünlü tarihçi Heredot, ilk Maraşın Maraj adlı bir Eti generalinin kurduğunu, bu isme istinaden de şehre Maraj adı verildiğini ileri sürmüştür. Maraş Aslanının üstündeki yazıyı okuyan İngiliz bilim adamı Guvaynere göre, Eti Komutanı Tarhon tarafından şehrin zabtına bir hatıra olmak üzere yaptırılan Kahramanmaraş Kalesi Etilerden kalan çok değerli bir tarihi zenginliktir. Hititler devrinde buraya Margasi adı verildiği çevrede bulunan bu döneme ait bir çok tarihi eser ve yazılardan anlaşılmaktadır. O tarihte Margasinin Gurgum devletine başkentlik yaptığı söylenmektedir. Etilerin yıkılmasından sonra Margasi Asurların eline geçmiştir. Daha sonra, Romaya bağlanan Kahramanmaraş, Roma İmparatoru olan Teodosius kavimler göçünün başlamasından kuşkulanmış, bir kişi tarafından yönetilemeyeceği gerekçesiyle İmparatorluğu ikiye bölmüştür. İki oğlundan Honoriusa batıyı, Arkadiusa da doğuyu vermiştir. O tarihteki adıyla Marasin veya Marasion doğu Romada kalır. İmparator Tiberin evlatlığı Germenikusun yukarı Suriye ve Kahramanmaraş dolaylarını Romaya bağlamasından sonra oğlu Kalilkulla zamanında Kahramanmaraşa, Germenikusun adına izafeten Germenika adı verilmiştir. Bizanslılar tarafından işgal olunan şehir, bu dönemde de Cermanya ismiyle anılmaya başlanmıştır. Hz. Ömer zamanında da Müslümanlar tarafından fethedilmiştir. Bölgede uzun yıllar boyunca Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Memluklular hüküm sürmüştür. İslam hakimiyetinin Suriyeden Anadoluya yayıldığı sırada, Maraşın Arap-Bizans nüfuz alanları arasında sınır bölgesi olması dolayısıyla Rumlarca sıkça yakılıp tahrip edildiği görülmektedir. Yavuz Sultan Selim, Maraşı 1514 Çaldıran Savaşından sonra Osmanlı Devleti topraklarına katarak, burada merkezi Maraş olmak üzere Malatya, Antep, Kars-ı Zülkadiriye ve Sumaysat Sancaklarının bağlandığı Dulkadir Beyliğini kurmuştur. Dülkadir Beyliği iki yüzyıla yakın bir zaman devam etmiş ve Maraş bu beyliğin merkezi olmuştur. 1515 yılında Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı İmparatorluğuna bağlanan Dulkadir Beyliği 1522 yılında Zülkadiriye eyaleti adıyla doğrudan merkeze bağlanmış ve merkezden atanan valiler tarafından idare edilmeye başlamıştır. Maraş 1522 yılında 1866 yılına kadar Zülkadiriye Eyaletinin merkezi olarak kalmıştır. 1866 yılında Sultan Abdülaziz zamanında Osmanlı Devletinde yeni bir vilayet teşkilatı yapılmış ve Zülkadiriye Eyaleti kaldırılarak Maraş ikinci sınıf bir sancak haline getirilip Halep Vilayetine bağlanmıştır. Bu sırada Maraşta büyük bir idari ıslahat yapılarak civar dağlarda birçok bulunan Yörük aşiretleri kasaba ve köylere iskan edilmiştir. Yine bu tarihlerde Türkiyeye muhacir olarak gelen Çerkez kabilelerinden birçoğu Uzunyayla ve Göksun dolaylarına yerleştirilmiştir. Maraş, 1866 yılından 1908 ikinci Meşrutiyetin ilanına kadar Halep Vilayetinin bir sancağı olarak kalmıştır. 1908 yılında haleb vilayetinden ayrılar.

Kategorilerim

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı